21 Ekim 2018 Pazar
Anasayfa Ağız ve Diş Sağlığı Ağız sağlığının altın kuralları

Ağız Sağlığının Altın Kuralları

 

Ağzımız ve dişlerimiz sindirim sistemimizin başlangıcı olduğundan, vücudumuzun sağlığı için önemlidir. Vücudumuz için gerekli besinleri dişlerimiz yardımıyla sindirime hazırlarız. Bu nedenle, ağız ve dişlerimizin sağlıklı olması için gereken bakımı ve özeni yerine getirmeliyiz.

Bunun için neler yapmalıyız:

Öncelikle dengeli beslenmeye dikkat edilmeli. Üç temel besin kaynağı (protein, karbon-hidrat, yağ ), vitaminler ve mineraller arasında bir denge kurmamız gerekir. Abur - cubur diye nitelendirdiğimiz cips, bisküvi, şekerleme, gazlı içecekler gibi gıdaları gereğinden fazla tükettiğimizde, genel sağlığımız yanında ağız ve diş sağlığımız da olumsuz etkilenir.

Ağız ve dişlerimizin sağlıklı olması için, dişlerimizde çürük, dişetlerimizde enfeksiyon ve calculus ( diş taşı ) olmaması gerekir. Bunu oluşturmamanın yolu da düzenli ve kaliteli bakım ile düzenli diş hekimi kontrolünden geçer.

Dişlerimizin bakımı için temel olarak yapmamız gereken, günde iki defa fırçalamak ve bir defa diş ipi ile temizlemektir. Fırçalama, diş ve dişetleri üzerinde biriken bakteriyel plak adını verdiğimiz yapışkan tabakanın temizlenmesini sağlar. Plağı dişlerden uzaklaştırmadığımızda, aldığımız şekerli gıdaların oluşturdukları asitler dişin en sert tabakası olan minesinde çözünmeye yol açar ve çürük meydana gelir. Aynı zamanda dişetlerine zarar verebilecek asit ve toksinleri de üretir.

Diş fırçalamanın kuralları:

- Günde iki defa florlu bir diş macunu ile fırçalamak.

- Orta sertlikte kılları olan bir fırça kullanmak. Yumuşak kıllı fırça plağı yeterince uzaklaştırmayabilir, sert kıllı fırça ise diş ve dişetlerimizde aşınma ve tahrişlere neden olabilir. Bazı özel durumlarda hekiminizin tavsiyesi ile ( ileri derecede periodontal harabiyet gibi dişeti rahatsızlıklarında ) yumuşak kıllı fırça kullanılabilir.

- Diş fırçasını 3 ayda bir değiştirmek. Çünkü yıpranan kıllar, plağı yeterince temizleyemediğinden fırçalama amacına ulaşmayacaktır.

-Nefesimizi tazelemek için de nazik bir sürtme hareketiyle arkadan öne doğru dilimizi fırçalayabiliriz.

- Diş fırçasını dişeti çizgisine 45 derece açıyla yerleştirip, dişetinden dişlerin uçlarına doğru süpürme hareketi uygulayarak fırçalamalıyız. Aynı uygulamayı dişlerimizin iç yüzeylerinde de yapmalı ve ön bölge dişlerimizin arkasını fırçalarken fırçamızı dik tutmalıyız. Çiğneme yüzlerini ise ileri - geri hareketle fırçalamalıyız.

Diş ipi kullanımı:

- Diş ipi, dişeti çizgisi üzerinde ve dişlerin arasında bulunan plağı temizlediğinden günde bir defa fırçalamadan sonra kullanılmalıdır.

- Diş ipini kullanırken, yeterli uzunluktaki ipi ( 30 cm kadar ) orta parmaklarımızın etrafına dolamalı, baş ve işaret parmaklarımızdan da destek almalıyız. Baş ve işaret parmakları arasındaki ip mümkün olduğunca kısa tutulmalıdır ki, ipi dişlerin arasına yerleştirirken kuvvetimizi kontrol edebilelim. Eğer ip hızla dişlerin arasına girerse, dişetinin zedelenmesine ve zamanla da çekilmesine sebep olabilir.

- İpi ''C'' şekli oluşturacak şekilde dişlerin arasına geçirmeli, dişetinden dişin ucuna doğru da sıyırır tarzda uygulamalıyız.

- Yassı ve mumlu olan diş iplerini tercih edersek, ipi dişlerin arasına yerleştirmek daha kolay olduğu gibi, dişetlerimize zarar verme riskimiz de azalır.

Kürdan zararlı mı ?

Maalesef diş ipinden daha çok kullanılan kürdan konusuna da bir açıklama getirmek gerekir. Ulaşımı kolay ve pratik bir çözüm olduğundan kürdan daha fazla tercih edilmektedir. Oysa bilinçsiz kullanılan kürdan, diş ve dişeti hastalıklarına sebep olabilir, hatta kişi dişini bile kaybedebilir. Eğer kürdanı dişeti cebinin içine sokarsak, oradaki fizyoloji bozulur ve dişeti çekilmeleri yaşanır. İleride de ara yüz çürükleri oluşabilir.

O yüzden pek kürdan kullanmamaya çalışmalıyız. Ama mecbur kaldığımız restoran gibi ortamlarda da, üçgen şeklinde ve inceden kalına doğru olan bir kürdan tercih etmeliyiz.

Ağız gargaraları

Çürüğe ve dişeti hastalıklarına neden olan bakteri türleri farklıdır. Ağız gargaraları da bu bakterilere karşı etkilidir. Çürüklere karşı etkili olan gargaralar flüorür içerir ve genelde 18 yaş altı gençler ile çok fazla çürük oluşma ihtimali olan erişkinlere verilir. Günde 2 kez uygulanmalıdır.

Diş macunu seçimi

Diş macunu seçiminde de, çürük oluşumunu önleyici ve dişin minesini güçlendirici etkisinden dolayı florlu olanları tercih etmeliyiz. Diş taşı temizliğinden sonra ise, oluşan hassasiyeti önleyen sodyum-florür içeren macunlar tercih edilirse daha iyi sonuç alınır.

Ağız ve diş sağlığımızı korumak için gereken her şeyi yapmak, maalesef diş hekimine gitmemizi engellemiyor. Kontrol amaçlı 6 ayda bir diş hekimine gitmemiz, bir problem varsa erken dönem teşhis ve tedavi olmamızı sağlar. Yüksek çürük riski veya dişeti hastalığı olan kişiler ise 3 ayda bir diş hekimi kontrolüne gitmelidir.

 

Diş Hekimi Demet FIRAT

 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Pinterest Google+ Paylaş Twitter Facebook Yazdır


>>
1
<<




Reklamlar