21 Ekim 2018 Pazar
Anasayfa Estetik ve Güzellik Epilasyon

Epilasyon

 

Kıllar derinin değişik bölgelerinde sürtünmeyi azaltan, ısı dengesine yardım eden, hassasiyeti sağlayan sosyal ve seksüel olarak rol oynayan yapılardır. Genetik, hormonal, ilaç kullanımına bağlı olarak oluşan istenmeyen tüyleri yok etmek arayışı sosyal, kültürel, kozmetik nedenlerle hep olmuştur. Aşırı tüylenme daha çok kadınlarda sorun olmakla birlikte her iki cinsiyet için kimi zaman oldukça önem taşıyabilir. Bu amaçla çok değişik yöntemler kullanılmaktadır.

 

Geleneksel yöntemler traş, cımbız ile alma, ağda, tüy dökücü kremler uygulanmasıdır. Geçici etki sağlarlar.

Traş sık uygulama gerektirir, deriyi tahriş edebilir ve zedeleyebilir. Özellikle kadınların kullanmak istemediği bir yöntemdir.

Cımbız , ip gibi maddeler ile çekerek alma küçük alanlar için uygundur. Kullanımı ağrılıdır, renk değişikliği, tahriş, bazen kılların renginde koyulaşma görülebilir.

Ağda çok eski bir yöntemdir, 2-6 hafta etkili olabilir. Yüz bölgesinde hasta için zordur. Tahriş, renk değişikliği, sivilce benzeri lezyonlar, allerjik reaksiyonlar, yanık oluşabilir. Tekrarlı uygulamalar kıl sayısını azaltabilir.

Tüy dökücü kremler deriye sürülüp bir süre bekletilip yıkanarak kullanılan kıl yapısını etkileyerek deriden kolayca kopmasını sağlayan kimyasal maddelerdir. Allerjik reaksiyon yapabilir.

 

Kalıcı epilasyon yöntemleri

 

Elektroepilasyon (iğneli epilasyon)

Sık kullanılan bir yöntem olmakla birlikte lazer sonrası geri planda kalmaktadır. Elektrik akımının kontrollü kullanılarak kılın tahrip edilmesine dayanan bir yöntemdir. Elektrolisis (galvanik akım), termolisis (yüksek frekanslı alternatif akım) ve her iki yöntemin ortak kullanıldığı cihazlar vardır. Ağrılı bir işlemdir, öncesinde anestezik etkili kremler kullanılabilir. Yüz bölgesi gibi küçük alanlarda kullanımı zaman aldığından avantajlıdır. Uzman deneyimli kişiler tarafından doğru kullanıldığında hafif kızarıklık, geçici kabuklanma dışında reaksiyon olmaz. Enfeksiyon veya başka deri yakınması olan yerlere uygulanmamalıdır. Büyüme dönemindeki kıllar için etkili olduğundan 3 ay aralıklı uygulanır. Enfeksiyon, yanık olmaması için iğneler steril olmalı, epilasyon alanı antiseptikler ile temizlenmeli, akım iyi seçilmelidir.

 

Lazer epilasyon

Epilasyon amaçlı lazer kullanımı 1960 yıllarda geliştirilmeye başlanmıştır. Epilasyonda onaylı ilk lazer 1996 yılında IPL cihazı geliştirilmesinden sonra olmuştur.

 

Lazer hedef noktaları seçici olarak etkileyen yoğunlaştırılmış ışık kaynağıdır.

 

Bu seçici etkiyi oluşturmak için hedef alana göre uygun lazer kullanılır (damar, kıl, pigment hücreleri ). İdeal cihaz hedef dokuyu en fazla etkileyip çevre dokuya zarar vermemelidir (seçici fototermolizis). Bu amaç için gerekli yeterli enerjiyi sağlamalıdır.

 

Epilasyon amaçlı kullanıldığında kıl, kıl çevresindeki epitel ve kıl kökü, matrix (kılın geliştiği yapı) etkilenmeli çevredeki diğer yapılar termal hasardan korunmalıdır. Kıl folikülü kendini yenileme potansiyeli olan yapıdadır. Amaç uzun süreli ve kalıcı epilasyon ise kıl büyüme merkezlerini (dermal papilla, kıl matriks veya 'bulge') etkilemektir. Tüm insanlarda kıl gelişimi büyüme, dinlenme, gerileme periyodlarından oluşan siklusu izler. Büyüme dönemi yaş, cinsiyet, mevsim, anatomik bölge , hormonlar, genetik yapıya bağlı olmakla birlikte yıllarca sürer. Kıl uzunluğu büyüme fazı süresiyle ilgilidir. Dinlenme dönemi ortalama 3 haftadır, üç aylık gerileme sonrasında dökülür yeni kıl gelişimi başlar. Etkili lazer edavisi için büyüme dönemindeki kılların etkilenmesi gerekir. Bu siklus yaş ve hormonlardan (büyüme hormonu, östrojen, tiroid hormonları) etkilenir. En önemli etken androjenlerdir. Kadınlarda andojen hormonu fazlalığında göğüs, karın orta çizgi, uyluk iç kısmı, yüz bölgesinde ayva tüylerinin renk ve kalınlığını etkileyerek erkek tipi tüylenmeye (hirtsutizm) neden olur. Lazer epilasyon öncesi hasta değerlendirilerek tetkik yapılmalı, gerekirse hormonal tedavi başlanmalıdır.

 

Bugün kullanılan lazer sistemlerinin çoğu bu etki mekanizmasına uygun geliştirilmiştir, uygun dalga boyu, atım süreleri (milisaniye ), enerjileri, spot genişliği seçilerek uygulanır. Bu parametreleri seçerken etkin ve güvenli kullanım için deri rengi, kıl rengi, kalınlığı, hormonal faktörler, uygulanan bölgeye dikkat edilir. Ayrıca lazer cihazlarına eklenen soğutma sistemleri ( soğutucu gel, soğutucu cam, safir uç, atımlı kriyojen sprey, soğuk hava ) çevre dokuyu koruyup hastanın ağrısını azaltarak uygulamayı daha güvenli hale getirmektedir. Her uygulamadan sonra ortalama %30 azalma beklenir.

 

Uzm.Dr. Yasemin BALSEVER KURAL

Dermatoloji Uzmanı

 

10/03/2014

 

Kaynaklar:

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Pinterest Google+ Paylaş Twitter Facebook Yazdır


>>
1
<<




Reklamlar