16 Aralık 2018 Pazar
Anasayfa Estetik ve Güzellik Meme Küçültme

Meme küçültme

Meme küçültme ameliyatı, vücuda göre büyük olan meme boyutunun küçültülmesi ve vücut yapısına uygun bir boyuta getirilmesi işlemine verilen addır. Hastayı memenin ağırlığı nedeniyle oluşan yüke bağlı sırt ve bel ağrıları, meme altı derisinde oluşan tahrişler gibi sağlık sorunlarından kurtarmasının yanında büyük meme ile yaşamanın verdiği psikolojik sıkıntıları da ortadan kaldırmak ve estetik bir görünüm sağlamak gibi birden fazla faydayı beraberinde getiren bir ameliyattır.

Memeleriniz vücudunuza göre büyük ve buna bağlı olarak omuz, boyun ve sırt ağrılarına neden oluyorsa ve/veya memelerinizin büyük görünümünden rahatsız ve mutsuz iseniz meme küçültme ameliyatı için uygun bir aday olabilirsiniz.

 

MEME KÜÇÜLTME AMELİYATININ ZAMANLAMASI

Meme küçültme ameliyatı olabilmek için ilk ve en önemli kural meme gelişiminin tamamlanmasıdır. Ergenlik döneminde ileri derecede büyük bir meme varsa ve kişiye çok ağrı ve rahatsızlık veriyorsa, sadece bu durum ergenlik döneminde meme küçültme ameliyatı için geçerli bir gerekçe olabilir. Fakat o durumda da ameliyat kararını vermeden önce ayrıntılı hormon tetkikleri gerekecektir.

 

Aslında meme küçültme ameliyatı için belli bir yaş sınırı olmamakla birlikte genellikle 20-40 yaş aralığı en sık gözlenen ameliyat yaşıdır. Bazı durumlarda ise çalışma hayatının yoğunluğu nedeniyle ameliyat fırsatı bulamayanlar ancak emeklilik sonrası bu taleple gelebilirler. Eğer ameliyata engel ek bir sağlık sorunu yoksa bu ameliyatı olmak için bir üst yaş sınırı yoktur.

 

Meme küçültme ameliyatını gündemine almak isteyen kişilerde göz önüne alınması gereken diğer önemli bir konu bu ameliyatın emzirme üzerine etkisidir. Hiç meme ameliyatı olmamış kişilerde bile doğum yaptıktan sonra süt miktarı ve kalitesini öngörmek mümkün değildir. Buna rağmen yine de hastalara meme küçültme ameliyatını takiben süt miktarında azalmalar olabileceği anlatılmalıdır. Hatta süt vermeyi imkânsız hale getiren meme küçültme teknikleri de vardır. Fakat artık günümüzde kullandığımız teknikler olabildiğince süt bezlerini koruyarak hamilelik sonrası süt vermeyi mümkün kılmaya yönelik tekniklerdir. Ancak yine de meme küçültme ameliyatı isteği ile gelen hastada gelecekte doğum yapma planı mutlaka bilinmelidir ki teknik seçimi ona göre yapılarak ameliyat planlansın.

 

Bazen kilo vermeye çalışan kişilerde motivasyonlarını tetiklemek için önce meme küçültme ve/veya karın germe gibi ameliyatları öncelikle olup ardından diyetlerine devam etme talepleri olabilmektedir. Fakat diyet yaparken meme küçültme ameliyatı olmak isteyen hastalar için ameliyat, diyetlerini tamamlayana dek ertelenmelidir. Bu durumun tersi de geçerlidir halen kilo alımı devam eden hastalarda da ameliyat, kiloları belli bir seviyede durağan hale gelmeden ameliyat olmamalıdırlar. Çünkü ameliyatı takiben ani kilo alımı ve verilmesi, yeniden şekillendirilmiş olan memenin deforme olmasına neden olur.

 

 

MEME KÜÇÜLTME AMELİYATINDA YÖNTEM SEÇİMİ ve AMELİYAT İZLERİ

Meme küçültme ameliyatı söz konusu olunca ilk gelen konu kalacak izin nerede olduğudur. Ancak aslına bakılacak olursa kullanılacak olan teknik izin yerleşimini belirlemekle birlikte sadece ize bakarak yöntemi birebir anlamak mümkün olamayabilir. Diğer bir deyişle sadece meme başından aşağıya doğru inen bir iz olması tekniğin tamamı hakkında ipucu vermez. Çünkü aynı izi bırakarak birden farklı teknikle meme ameliyatını yapmak mümkündür. Hatta bazı özel durumlarda hastada aynı izi bırakarak bir memeyi "A" metoduyla yaparken, diğerini "B" metodu ile yapmak da olasıdır. Ancak sadece iz açısından bakıldığında ya meme başı çevresi ve buradan meme altı hattına doğru inen bir iz veya bazı tekniklerde ise buna ek olarak meme alt hattı boyunca da iz olabilmektedir (ters T).

 

Her uygulanan tekniğin birbirine göre avantajları olduğu gibi dezavantajları da var. Tüm bu yöntemlerin olumlu ve olumsuz yönlerini hasta üzerinde değerlendirerek doğru olana karar verme önemlidir.

 

Ameliyat yöntemine karar vermede etkili faktörler;

 

    Sigara: Ameliyat sonucunu belirlemede son derece önemlidir. O nedenle sigara kullanıyorsanız bunu hekiminiz ile paylaşmanız sizi olası sorunlardan korunmanızı ve komplikasyon riskini yöntem seçimiyle daha aza indirgemeniz sağlanabilir. Ancak ameliyattan azami faydayı sağlamanızın anahtarı sigarayı bırakmadan ameliyatınızı olmamanızdır. Günümüzde pek çok hekim hem hastalarını korumak hem de ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonların riskini en aza indirebilmek için sigara içmekte olan hastalarının estetik amaçlı ameliyatlarını kabul etmemektedirler.

 

    Meme büyüklüğü: Bazı meme küçültme tekniklerinde çıkarılabilecek meme dokusu sınırlı olabilirken, başka diğer metotlarla çok büyük memeleri şekillendirmek mümkün olabilmektedir. Bu nedenle memenin büyüklüğü de uygulanacak olan tekniği belirleme de önemli bir etkendir.

 

    Meme sarkma miktarı: Meme başının, köprücük kemiği orta noktasına mesafesi ile değerlendirilir. Bu mesafe uzadıkça, tahmin edilebileceği gibi meme sarkıklığı fazlalaşmış demektir. Buna göre de daha farklı teknikler seçilir.

 

    Gelecekteki emzirme planı: Artık günümüz cerrahisinde olabildiğince hastanın süt vermesinin en az düzeyde etkileyecek seçimler yapılsa da bazı özel durumlarda ameliyat sonrası süt vermek mümkün olmayabiliyor. Her ne kadar meme süt bezlerini olabildiğince koruyucu yaklaşımlarla ameliyat sonrası emzirmenin etkilenmemesine dikkat edilse de bir anne adayının ameliyat olmaksızın bile sütünün yeterli olup olmayacağının garantisi olmadığı gerçeğini akılda tutarak, meme küçültme ameliyatı sonrasında da sütünün azalması ya da olmaması ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.

    Hastanın talebi: Muayene bulguları ve yaşam beklentileri göz önüne alınırken, ameliyat adayı olan kişinin de talepleri Plastik Cerrah için çok değerlidir ve değerlendirmeye alınmalıdır.

 

Ameliyat öncesi:

    Ameliyattan 15 gün öncesinden itibaren Aspirin veya diğer kan sulandırıcı ilaçlar, antiinflamatuar ilaçlar ve Omega-3 kapsüleri alınmamalıdır.

    Eğer ameliyatı gerçekleştirecek olan plastik cerrah gerekli görürse ameliyat öncesi mammografi isteyebilir.

    Ameliyat sabahı ya da 1 gün önce kan tahlilleri (hemogram ve seroloji) yapılır. Ayrıca anestezi uzmanı da ameliyat olacak hastayı muayene eder.

    Yara iyileşmesi sorunları ve dolaşım problemlerine bağlı doku kayıpları ile karşılaşmamak için ideal olan meme küçültme ameliyatından 2 ay önce sigaranın bırakılmasıdır.

    Meme dikleştirme ameliyatı genel anestezi altında gerçekleşir, uygulanan tekniğe bağlı olmak üzere 3-4 saat sürer ve 1 gece hastanede yatmayı gerektirir.

Ameliyat sonrası:

    Ameliyat sonrası dren kullanımı hastanın durumuna göre bazen gerekli olur. Bu nedenle bazen meme içinde hematom (kan birikmesi) oluşmaması için Plastik Cerrah dren koymayı tercih edebilir. Konulan drenler 1 – 3 gün arası kalır. Bu drenler hastaneden çıkmaya engel değildir.

    Ameliyattan 24 – 48 saat sonra pansuman açılır, konulmuşsa ve işlevleri sona erdi ise drenler çekilir ve daha hafif bir pansuman yapılır, ve 4 hafta boyunca kullanılacak özel bir sütyen takılır.

    Dikişler genellikle kendi kendine eriyen dikişler olmakla birlikte, eğer erimeyen dikiş kullanılmışsa bulunduğu yere göre 10 ila 15. gün alınırlar.

    Genellikle ameliyattan 5-7 gün sonra duş alınabilir.

    Ameliyattan 1 hafta sonra efor gerektirmeyen işlere geri dönülebilir.

    Ameliyattan birkaç gün sonra önce kısa, ilerleyen günlerde de orta mesafe yürüyüşleri yapılabilir. Ancak spor yapmak için 4 hafta beklemek gerekmektedir.

    Memenin son halini alması genellikle ameliyat sonrası 6-12 aydır.

 

 

MEME KÜÇÜLTME AMELİYATINDA RİSKLER

 

Meme küçültme ameliyatlarında kayda değer önemli komplikasyon (istenmeyen sonuç) sık görülmemekle birlikte bu ameliyatı gündemine alan her kadının bu riskleri anlaması son derece önemlidir.

Enfeksiyon: Sık görülmemekle birlikte, ihtimal dahilindedir. Oluşması halinde antibiyotik tedavisi, bazen da cerrahi girişim gerektirebilir.

Hematom ( meme içinde kan birikmesi): Miktarı az ise herhangi bir girişim gerektirmez ve kendi kendine yok olması beklenir. Miktar önemli ise cerrahi olarak boşaltılması gerekebilir.

Kötü iz kalması: Genellikle sigara içen kişilerde görülse de enfeksiyon, kullanılan cerrahi ipliğe aşırı duyarlılık ya da vücudun kötü yara izi oluşturmaya meyilli olması gibi nedenlerle de oluşabilir. Ameliyatı takiben 1 yıl sonra lokal anestezi ile yara izi düzeltilmesi (skar revizyonu) gerektirebilir.

Deri Nekrozu: Genellikle sigara içen kişilerde görülür. Ameliyat bölgesindeki derinin bir kısmının canlılığını tamamen kaybetmesidir. Düzeltilmesi için genellikle cerrahi girişim gerektirir.

Meme ucunun hassasiyet değişiklikleri: Meme ucunda hassasiyet kaybı olabileceği gibi bazı nadir durumlarda aşırı duyarlılık görülebilir. Bu tür his kusurları genellikle 6-12 ay içinde düzelirler. Kalıcı his kusuru son derece nadir olmakla birlikte görülebilir.

 

Şekil bozuklukları: Ameliyat sonrası geç dönemde belirgin asimetriler, meme ucu seviyesinde farklılıklar görülebilir. İstenmeyen durumların ortaya çıkması halinde revizyon cerrahisi varolan sorunu düzeltmek için önerilebilir.

 

 

Sonuç olarak meme küçültme ameliyatı hasta memnuniyeti yüksek ameliyatlardan kabul edilmekle birlikte hem ameliyat öncesi hazırlık ve planlama, hem de ameliyat sonrası izlemde iyi bir hasta-hekim ilişkisi gerektirir.

 

09.06.2014

 

Op.Dr. Serhat TOTAN

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı

 

Kaynaklar:

 

1) Aesthetic Breast Surgery: Concepts & Techniques , By Elizabeth J. Hall-Findlay, MD, FACS

2) Amerikan Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Derneği

3) Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Derneği

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Pinterest Google+ Paylaş Twitter Facebook Yazdır


>>
1
<<




Reklamlar