21 Ekim 2018 Pazar
Anasayfa Hamilelik Hamilelikte Diyabet

Hamilelikte Diyabet ( Gestasyonel Diyabet )

Diyabet, kandaki şeker miktarının artmasıdır. Açlık kan şekeri 126 mg / dl'nin üzerinde ise o kişi diyabetli olarak kabul edilir.

 

Diyabet, hamilelikten önce de var olabilir (Tip 1 diyabet), bu durumda hamilelik ilk günlerinden itibaren daha dikkatli takip edilir. Ancak, hamileliklerin % 2 – 4'ünde anne adayında genellikle 2. - 3. trimestr'de (çoğunlukla 24. hafta civarında) insülin direnci gelişmesi ile kan şekeri artıp diyabet ortaya çıkabilir. Bu duruma hamilelikte diyabet ya da gestasyonel diyabet adı verilmektedir. Bu durum bazı ülkelerde hamileliklerin % 7 – 10'una kadar yükselebilmektedir.

Gestasyonel diyabetlerin % 90' ı doğum sonrası son bulur.

 

Hangi mekanizma ile oluşur ?

Hamileliğin özellikle 2. - 3. trimestr'inde anne adayının insülin ihtiyacı normalin 2 – 3 katına kadar çıkabilmektedir. Bu durumda plasenta, insülin'in etkisini azaltan hormonları salgılamaktadır. Yani gestatsyonel diyabetin, plasenta tarafından salgılanan hormonların insülin'in etkisini azaltmasıyla ortaya çıktığı sanılmaktadır. Normalde bu durum, pankreası daha fazla insülin salgılamaya yöneltmekte, ancak bazı hamile kadınlarda pankreas bu gereken fazla insülini salgılayamadığı için de kan şekeri yükselmektedir.

 

Belirtileri nelerdir ?

Diğer diyabet türleri gibi, gestasyonel diyabet de genellikle belirti vermez ve sinsi seyreder. Bazı ender durumlarda aşırı yorgunluk, sık sık idrara çıkma, şiddetli susuzluk hissi gibi belirtiler gösterebilir.

 

Daha çok kimlerde görülür ?

Hamilelikte diyabetin görülme riski aşağıdaki durumlarda artış gösterir :

  • 35 yaşın üzerinde olmak,

  • Kilo fazlalığının olması,

  • Diğer aile bireylerinden en az birinde Tip 2 diyabetin olması,

  • Daha önce 4 kg ve üzerinde bebek doğurmuş olmak,

  • Daha önceki bir hamilelikte gestasyonel diyabet tanısı konmuş olması,

  • Yüksek risk grubundaki bir etnik grupta olmak (Latin Amerika, Asya veya Afrika kökenli)

  • Geçmişte glükoz intoleransı tanısı konmuş olması,

  • Düzenli olarak kortizon içeren bir ilaç kullanıyor olmak,

  • Polikistik over sendromu olması

 

Hamilelikte diyabetin riskleri ve komplikasyonları nelerdir ?

 

Anne için :

  • Amniyotik sıvı artışı nedeniyle erken doğum riski,

  • Bebeğin kilo fazlalığından dolayı sezeryan gerektirecek zor doğum riski,

  • Tansiyon yükselmesi ve ödem ile kendini gösteren preeklampsi,

  • Hamilelik sonrası diyabetin kalıcı hale gelip Tip 2 diyabete dönüşmesi (% 30 – 50 kadında),

 

Bebek için :

  • 4 kg ve üzerinde doğum ağırlığı,

  • Yeni doğan bebekte kan şekeri düşüklüğü,

  • Çocukluk ve erişkin yaşlarda obezite ve glükoz intoleransı.

 

Nasıl tanı konur ?

Risk olsun ya da olmasın, tüm kadınlarda hamileliğin 24 – 28. haftaları arasında gestasyonel diyabet taraması yapılmalıdır.

Tarama testi 50 gram glükoz ile yapılır. 1. saat glükozunun 140 mg / dl'nin altında olması, gestasyonel diyabet olmadığı anlamına gelir. 1. saat glükozu 140 – 180 mg / dl bulunan hamile kadınlarda gestasyonel diyabet tanısını kesinleştirmek için 75 gram glükozlu 2 saatlik oral glükoz tolerans testi (OGTT) yapılmalıdır.

50 gramlık glükozlu tarama testinde 1. saat glükozu 180 mg / dl'nin üzerinde olursa oral glükoz tolerans testi yapılmasına gerek yoktur. Bu vakalar gestasyonel glükoz intoleransı kabul edilir ve gestasyonel diyabet gibi takip edilir.

Gestasyonel diyabet şüphesi yüksek olan kadınlarda 50 gram glükozlu ön tarama testi yapılmadan doğrudan 75 gram glükozlu oral glükoz tolerans testi yapılır.

 

75 gram glükozlu 2 saatlik oral glükoz tolerans testi sırasında 3 kez bakılan kan şekerinin 2'sinde normal değerlerin üzerinde çıkması gestasyonel diyabet (hamilelikte diyabet) tanısı koydurur. Bu test sırasında 3 kez bakılan kan şekerinin sadece 1 keresinde normal değerin aşılması söz konusu ise ''gestasyonel glükoz intoleransı'' kabul edilir ve aynı gestasyonel diyabet gibi takip edilir.

 

 

Hamileliğin başlangıcında yapılan taramada Tip 1 ya da Tip 2 diyabetin ortaya çıkarılması, diyabetin hamilelik öncesinde de var olduğunu ancak tanısının konmamış olduğunu gösterir. Eğer fetüs hamileliğin ilk haftalarından itibaren yüksek kan şekerinin olduğu bir ortama maruz kalırsa, bu önemli doğumsal anomaliler ya da fetüsün ölümüyle sonuçlanabilir. Bu nedenle hamileliğin ilk trimestr'inde de diyabet taraması yapılması önem taşır.

 

Yapılan çeşitli araştırmalarda elde edilen yeni veriler hamilelikte diyabet taramasının yapılmasının kaçınılmazlığını ortaya koyuyor. 2008 yılında yayınlanan ve 10 ülkede 25000 hamile kadını kapsayan bir araştırmada hamileliğin 24 – 32. haftaları arasındaki kan şekeri düzeyi ile doğum sırasında anne ve bebekte oluşan komplikasyonlar arasında sıkı bir bağ olduğunu ortaya koyuyor.

 

Tedavi :

Hamilelikte diyabet tanısı konduktan sonra kan şekeri düzeyini kontrol altında tutmak için kişiye özel sıkı bir rejim programına başlanması gerekmektedir. Genellikle kişiye adapte edilmiş bir beslenme programı ve iyi bir yaşam hijyeni hamilelikte diyabeti kontrol altına almaya yeterli olabilmektedir.

Oluşturulan beslenme programı, günlük ''glüsid'' (şeker) alımını düzenler, takip altına alır ayrıca doymuş yağ alımını sınırlar. Ancak tabii ki oluşturulacak rejim, hamile bir kadının beslenme ihtiyacını karşılayacak nitelikte olmalıdır. Bu rejimin bir diyetisyen tarafından oluşturulması gerekmektedir.

 

Eğer diyetisyen kontrolünde bir rejim ve iyi bir yaşam hijyeni kan şekeri düzeyini normal sınırlara çekmeye yetmiyor ise doktorunuz insülin enjeksiyonları ve daha ender bazı durumlarda da antidiyabetik ilaçlara başlamayı gerekli görebilir. Ancak hamilelerde insülin kullanımı antidiyabetik ilaçlara tercih edilmektedir.

 

Doğum sırasında :

Gestasyonel diyabeti olan bir annede doğum sırasında düzenli olarak kan şekerinin takip edilmesi gerekir. Doğan bebeğin de kan şekeri doğumu takip eden saatlerde kontrol edilir.

 

Doğum sonrasında :

Genellikle doğum sonrasında gestasyonel diyabet ortadan kalkar ve kan şekeri düzeyi normale döner. Gestasyonel diyabet öyküsü olan kadınlarda doğumdan 6 – 12 hafta sonra oral glükoz tolerans testi yapılması, daha sonraki 3 yılda da herhangi bir yöntemle diyabet taraması yapılmalıdır.

Ancak, özellikle kilo fazlalığı da var ise doğumu takip eden yıllarda Tip 2 diyabet riski artmıştır. Bu durumu engellemek açısından doğumu takip eden yıllarda fazla kilolardan kurtulmak, dengeli beslenmek ve mutlaka düzenli bir fizik aktivite gerekmektedir.

 

Emzirme dönemi sırasında :

Emzirme, diyabetli olsun olmasın tüm kadınlara önerilmektedir, çünkü bebek için en iyi besin kaynağıdır. Emziren anneye hamilelik sırasında aldığı kiloları da vermasine katkı sağlar. Ayrıca kan şekerinin düzenlenmesine, Tip 2 diyabetin önlenmesine ve özellikle anne de kilolu ise çocukta da obezite oluşmasının engellenmesine de katkıda bulunur.

 

22/05/2015

 

Bu yazı yayına konmadan önce Endokrinoloji Uzmanı Doç.Dr. Haluk SARGIN tarafından kontrol edilmiştir. Yazının ve görsellerinin tüm yayın hakları KolayDoktor.com'a aittir. Hiçbir şekilde kopyalanamaz. Başka yerde yayınlanamaz. Kopyalanması halinde yasal işlem uygulanacaktır.

 

Kaynaklar :

  1. D. Thompson et al. (2013) Diabète et grossesse. Canadian Journal of Diabetes vol 37 p. S548-S566

  2. Uluslararası Diyabet Federasyonu Diyabet Atlası ( Atlas du Diabète de la FID, 6ème édition, 2013

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Pinterest Google+ Paylaş Twitter Facebook Yazdır


>>
1
<<




Reklamlar