21 Ekim 2018 Pazar
Anasayfa Prostat Büyümesi

Prostat büyümesi

Prostat nedir ?

Prostat, erkeklerdeki meni salgısının önemli bir bölümünü oluşturan bir salgı bezidir. Prostat salgısı, erkeklerde fertilite (çocuk yapabilme) için çok önemlidir.

Prostat, genç bir erkekte kestane büyüklüğünde ve şeklinde, yaklaşık 18-20 gram ağırlığında bir organdır. Mesanenin (idrar kesesi) hemen çıkım noktasında yer alır. İdrar yolu, tıpkı bir kürenin ekseni gibi, prostatın ortasından geçer.

 

Prostat büyümesi (BPH – Benign Prostat Hiperplazisi) nedir ?

50 yaşı geçen erkeklerin yaklaşık dörtte üçünde prostatın merkez bölgesinde, idrar yolunu çevreleyen kısımda, hücresel bazı değişiklikler başlar. Bu değişiklikler, genellikle “adenom” adı verilen bir fazlalığın oluşmaya başlaması şeklinde özetlenebilir. 60 yaşına gelmiş erkeklerin yaklaşık yarısında benign prostat büyümesi belirginleşmiştir.

Prostattaki bu değişikliğin, yaşlanmanın seyrinde normal bir süreç olduğu düşünülmektedir. Testosteron adı verilen erkeklik hormonu, ve bu hormonun Dihidrotestosteron adı verilen aktif şeklinin kan düzeylerindeki değişiklikler, ve dokuların bu değişikliklere yanıtları, prostat büyümesinin en önemli nedenidir. Yaş ilerledikçe prostat büyümesinin görülme oranı artar. 60 yaşta % 50-60 düzeyinde görülen prostat büyümesi, 85-90 yaşında %85-90 düzeyine ulaşır.

 

Prostat büyümesinde belirtiler nelerdir ?

İleri yaşlarda görülen prostat büyümesi nedeniyle prostatın içindeki basınç artar, ve prostatın içinden geçen idrar yolu baskıya uğrayarak sıkışır, böylece kısmi idrar tıkanıklığı oluşur. Bu da, idrar akımının daha zayıf ve güçsüz olarak akmasına neden olur. Mesane (idrar kesesi) bu tıkanıklığı aşabilmek ve içinde biriken idrarı boşaltabilmek için daha güçlü kasılmak zorunda kalır, böylece idrar, ancak mesanede işeme sırasında daha yüksek basınç oluşturularak dışarı atılabilir. Bu hadise, mesane kasının kabalaşmasına ve duvarının kalınlaşmasına neden olur. Kalın duvarlı ve gergin hale gelmiş olan mesane, içinde idrar depolayabilmek için yeterince gevşeyememeye başlar.

İşte bunların sonucunda,

  • İnce ve zayıf idrar akımına ek olarak,

  • Sık idrara gitme,

  • İdrar yaparken zorlanma,

  • İdrarı başlatma güçlüğü,

  • Sıkışınca tuvalete yetişemeden idrar kaçırma,... gibi yakınmalar başlar.

Bu aşama, tedavi gerektiren aşamadır. Zamanında ve uygun tedavi yapılmazsa, bir süre sonra, mesanenin gücü tükenmeye başlar, ve her türlü çabaya rağmen içindeki idrarı tam boşaltamaz. Hastalar idrar yaptıktan sonra dahi mesanede önemli ölçüde “boşaltılamayan” idrar birikmeye başlar. Bu “boşaltılamayan artık idrar” miktarı artarak 2-3 litre gibi normal mesane kapasitesinin 5-6 katına ulaşabilir. Son aşamada, hasta tamamen tıkanıp, hiç idrar yapamayabilir. Bu durumda sonda takılmadan mesanedeki idrarı boşaltmak mümkün değildir.

 

Prostat büyümesi tedavisi

Prostat büyümesi (BPH) tedavisi genellikle üç yöntemle yapılabilmektedir:

  • İlaçlarla tedavi

  • Küçük girişimlerle tedavi

  • Cerrahi tedavi

Kullanılacak tedavi yönteminin seçiminde pek çok faktör önemli rol oynar. Bunların başlıcaları

  • Hastanın yaşadığı yer,

  • Hastanın çalışma ve yaşam biçimi,

  • Yakınmaların şiddeti,

  • Ek hastalıkların varlığı,

  • Hastanın kişisel tercihi

  • Hekimin deneyimi ve tercihi, ...

gibi başlıklar halinde sıralanabilir.

 

Prostat büyümesinin ilaçla tedavisi

Prostat büyümesi (BPH), prostat ve mesane çıkım bölgesinde tıkanıklığa yol açar. Bu bölgedeki baskı ve tıkanıklığı azaltabilen (alfa reseptör blokajı yapan) ilaçlar vardır.

Mesane dengesi bozulmamış, yakınmaları çok ilerlememiş hastalarda bu ilaçlarla prostatın idrar yolu üzerindeki baskısı azaltılarak, daha rahat bir idrar akımı ve daha rahat mesane boşalması sağlanabilir.

Alfa reseptör blokajı yapan ilaçlar, prostat ve mesane boynu bölgesindeki düz kasları gevşeterek etki etmektedir. İlaçtan ilaca değişmekle birlikte tansiyon düşüklüğü, meni boşalma değişiklikleri gibi yan etkiler görülebilir. Bu yan etkiler kalıcı olmayıp, ilacın kesilmesi veya değiştirilmesini takiben normale döner.

Prostat büyümesinin tıbbi tedavisinde kullanılan bir başka ilaç grubu Finasterid ve benzerleridir (Dutasterid,..). Bu grup ilaçlar erkeklik hormonu testosteronun, dihidrotestosteron adı verilen aktif şekline dönüşümünü engelleyerek prostat hücrelerini aktive etmesini önlemektedir. Bu grup ilaçlar ağırlıklı olarak çok büyümüş prostatlarda, akut idrar tıkanıklıklarında, tek veya diğer ilaçlarla birlikte kullanılabilmektedir. 3-5 yıl gibi uzun süreli ve düzenli kullanılmaları durumunda prostat büyümesinde yavaşlama, hatta kısmen gerileme oluşturabilmektedirler. Finasterid grubu ilaçların en önemli yan etkisi cinsel istek ve cinsel fonksiyon üzerinde yarattığı ciddi olumsuzluklardır.

Prostat büyümesinde girişimsel tedaviler

Etkinlikleri uygulayan kişiye, uygulanan merkeze, ve kullanılan cihaza göre çok değişkenlik gösterebilen bazı ara tedavi yöntemleri vardır. Bunlar sklıkla radyofrekans veya mikrodalga yöntemleriyle prostatta yüksek ısı alanları oluşturarak, bazen de dondurarak veya ilaç enjekte ederek bölgesel hücre ölümü yaratmaya, böylece prostat içindeki basıncı düşürmeye yönelik yöntemlerdir. Sonuçları çok değişkenlik göstermektedir.

 

Prostat büyümesinde cerrahi tedavi

Cerrahi tedavi, prostat büyümesindeki tıkanıklığı gidermede en etkili ve kalıcı yöntemdir. Burada prostatın tamamı değil, sadece “büyümüş olan kısmı”, fazlalık olan kısmı çıkartılır.

Prostat büyümesinin cerrahi tedavisi “açık” veya “endoskopik” yöntemlerle yapılır. Açık cerrahi uygulaması son yıllarda gittikçe azalmış olup, bugün neredeyse hiç kullanılmamaktadır.

Endoskopik yöntemlerde ya “greenlight” ta denen “lazer” enerjisiyle prostatın içinde bir “yanık koridoru” oluşturulmakta, ya da TUR (Transüretral Rezeksiyon) denilen yöntemle prostattaki “adenom” adı verilen fazlalık, küçük parçalar halinde tümüyle temizlenmektedir. Güncel tıbbın ışığında, prostat büyümesi tedavisinde “altın standart” olarak kabul edilen, yani “en etkili ve geçerli” tedavi biçimi, TUR’dur. TUR sayesinde hem adenomun tam ve kontrollu temizlenmesi, hem de çıkan parçaların patolojik olarak incelenebilmesi mümkündür. Böylece küçük te olsa, şans eseri olarak saptanabilecek tümör olasılığının erken farkedilmesi, ve erken tedavisi gerçekleşebilir. Laser ve diğer yöntemlerde doku yanarak buharlaştığı için patolojik örnekleme yoktur.

 

Cerrahi tedavinin komplikasyonları

Her cerrahi yöntemde olabilecek bazı nadir komplikasyonlar, prostat cerrahisi sonrasında da gözlenebilir.

Eski yıllarda azımsanmayacak oranda görülebilen kanama, bugün gelişen teknolojinin de katkısıyla, deneyimli ellerde hemen hiç görülmemektedir.

Pek çok hastanın çekindiği (genel veya bölgesel) anestezi komplikasyonları ise, günlük yaşantıda karşılaşılabilecek trafik-vb. diğer kazalarla karşılaştırıldığında, “yok” denecek kadar azdır.

Prostata yönelik cerrahi girişimlerde hastalarda sıklıkla iki komplikasyon kaygısı vardır :

  • Cinsellik, ve

  • İdrar kontrolu.

 

Prostat cerrahisi ve cinsellik

Prostat büyümesine yönelik cerrahi girişimler doğrudan sertleşme bozukluğu yaratmaz, ancak bazen psikolojik etkilenmeler olabilir. İster laser, ister TUR olsun, operasyon sonrasındaki cinsel ilişkilerde sıklıkla boşaltılan meni miktarlarında azalma gözlenir. Bunun nedeni de ilişki sonundaki boşalma sırasında meni salgısının önemli bölümününaçılmış ve rahatlatılmış mesane boynundan geçerek geriye (mesaneye) doğru kaçmasıdır. Geri kaçan bu meni, ilişkiden sonraki ilk idrarla birlikte dışarı atılmış olur.

Tanımlanan bu sonuç aslında cinsel fonksiyon kaybı değildir. Pek çok hasta yeni duruma kısa sürede uyum sağlayarak cinsel yaşantısını eskisi gibi sürdürebilmektedir.

Meninin tam olarak geri boşaldığı durumlarda, doğal yolllardan çocuk sahibi olmak zorlaşır, ama gerektiğinde, bu hastaların da bazı tıbbi tedbirler yardımıyla çocuk sahibi olmaları mümkündür.

 

Prostat cerrahisi ve idrar kontrolü

İster greenlight laser, ister TUR olsun, başarılı bir “prostat büyümesi ameliyatı” sonrasında idrar tutma sorunu yaşanmaz.

Ameliyat sonrası idrar kaçırması olan hastalar incelendiğinde, bu hastaların önemli kısmında hekimin cerrahi hatasından çok, hastanın ameliyat öncesi eksik değerlendirilmesi söz konusudur. Hastada mevcut olan Parkinson,vb. bazı hastalıklara bağlı oluşabilecek idrar kaçırma, prostat büyümesi nedeniyle maskelenebilmektedir. Başta farkedilmezse, bu hastalıklara bağlı bulgular ameliyat sonrası görünür hale gelebilmektedir.

İster cerrahi hata, ister maskelenmiş diğer hastalıklara bağlı olsun, ameliyat sonrası görülen idrar kaçırma sorunlarının çok önemli kısmı, uygulanacak ilaç veya ek cerrahi tedavilerle tamamen düzeltilebilmektedir.

 

Prostat cerrahisi sonuç

Günümüz tıbbında, prostat büyümesi olan hastalarda,

  • TUR veya greenlight laser, hangi yöntem uygulanırsa uygulansın,

  • Ameliyat öncesi yeterli değerlendirme yapılarak doğru tanı konduğunda,

  • Yeterli deneyime sahip ehil eller tarafından uygulandığında,

Cerrahi tedavi sonrasında hastalar kısa sürede rahat ve huzurlu bir yaşama dönebilmektedir.

Yerinde ve zamanında uygulanan prostat cerrahisi, hastanın işindeki verim ve başarısını, daha da önemlisi, yaşam konforunu önemli ölçüde arttırabilmektedir.

 

16/06/2014

 

Prof.Dr. Reşit TOKUÇ

Üroloji Uzmanı

 

Bu yazının ve görsellerinin tüm yayın hakları KolayDoktor.com'a aittir. Hiçbir şekilde kopyalanamaz. Başka bir yerde yayınlanamaz. Kopyalanması halinde yasal işlem uygulanacaktır.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Pinterest Google+ Paylaş Twitter Facebook Yazdır


>>
1
<<




Reklamlar